20 Mayıs 2021 Perşembe

Kadınlar için....


 

Bir varmış bir yokmuş..Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir minicik kız çocuğu varmış..


Hiç düşündünüz mü sizi mutluluktan uzak tutanın ne olduğunu..

Belki geçmişiniz, belki gelecek korkunuz, belki ‘an’da yaşadıklarınız..

Bence hepsi..

 Ve hiçbiri.. 


Geçmişle barışmak, geleceği sadece düşünmek ve düzgün kurmaya çalışıp mutsuzluk meselesi yapmamak, değişmesini istediğimiz şeyler için adım atacak kadar cesur olabilmek gerek belki mutluluk için..


Türkiye’de doğup büyümüş bir kız çocuğu, kadın olduğu zaman ne kadar mutlu olabiliyor ciddi bir araştırma konusu olabilir sanki. Ataerkil toplumdan öte bir erkek egemenliği altında bastırılarak yaşıyoruz. Kadına şiddet konuşulur ve gündeme sevgili /eş/ eski eş gelir ya.. Aslında kadına şiddet daha çocuklukta babayla hatta bazen anneyle başlıyor.. 

Kız çocukları açık ara farkla daha fazla ‘yapma- etme -sus‘ ve ceza ile büyüyor.. Oysa daha ailede başlayan bu ayırım olmasa, kadınların çok güçlü olacağına inanıyorum.

Hem psikolojik hem fiziksel olarak bir erkekle yarışır kadın . Fiziksel olarak güçlü deriz ama bir doğum sancısına bile dayanamıyor mesela erkekler. Ya da hasta oldu diye nazlanan, sinirlenip hıncını evdekilerden çıkaran kaç kadın gördünüz..

Yakın ve uzak geçmişimizden bugüne ve yarına taşıdığımız travmalarımız hepimizin var. Belki ne kadar derin olduklarıdır onlarla mücadele gücümüzü etkileyen.. 

Çocukken kömürlüğe kapatıldım, dayak yedim, benden istenilen şeyler yapılıncaya kadar okula gitmem engellendi diye ben kocasından dayak yiyen bir kadın olmadım belki; ama sen, baban annene hareket eden birisiydi ve küçümserdi diye şimdi eşinin seni küçümsemesine karşı koyamıyor, o gücü bulamıyor olabilirsin..İş yerinde sürekli seninle yarışan seni ‘alt etmeye ‘ çalışan hemcinsin de abisinin sürekli ondan üstün görülmesinin bıraktığı yarayı seninle kapatmaya çalışıyordur belki.. 

Toplumca hatta dünyaca bir terapiye ihtiyacımız var… Kadın kadının rakibi/ kuyu kazanı olmaktan çıkıp her alanda gerçekten destekçisi olur belki böylece.. Ve erkekler de daha yaşanılabilir bir dünya kurmakta yardımcı olurlar kadınlara..

Ben bir diş hekimiyim. 36. yaşımdayım. Mesleğimi severek yapıyorum. Bir özel çocuk annesiyim. Genetik mutasyonları da olan, epilepsisi olan atipik otizmli bir oğlum var. Ev- iş- annelik- eş olma arasında tökezlediğim, çalışmak istemiyorum dediğim anlar oluyor. Ama iyi ki bir mesleğim var; iyi ki okumuşum diyorum çoğu zaman.

Bir kadın okumalı. Bir mesleği olmalı. Önce altın bilezik sonra altın yüzük.. Ki yüzük olmasa bile olur..

Kadın demek namus demek, namus demek iki bacak arası demek değil.. 

Yaşı geçti/ tohuma kaçtı / evde kaldı diye evlenmek zorunda değil kimse..

Ya da hoşlandı, gezdi tozdu diye ölümü hak etmiyor bir kadın.. 

Önce biz dik duralım, erkekler olmadan da hayata devam edilir, hem de çok güzel devam edilir. 

Evlilik sadece iki taraf da birbirini gerçekten seviyor, sayıyor-ki bu kısım da en az sevgi kadar önemli ve birbirini olduğu gibi kabul edebiliyor ise, alanlarına karışmadan boğmadan zorlamadan bir arada yaşabilecek ise güzel… 

Olmuyorsa da beyaz gelinlikle girilen evden illa kefenle çıkılmaz. 

Bunu hem erkekler hem kadınlar kabul etmeli. Zira ‘dul kadın’ yaftasını yapıştıran kadınlar yüzünden de çile çekiyor kadınlar..

Aşk güzel şey elbet.. İnsan sevdiği ile sürekli birlikte olmak istiyor.. Ama kör gözlü olmadan değerlendirebilmek en güzeli.. O zaman hayat çiçek bahçesi olur, cennet olur…

Şimdi burada böyle ahkam kestim diye sanmayın ki ben çok güçlüyüm mükemmelim her dediğimi yapıyorum.. 

Değilim .. 

Evde kavga çıkmasın diye kırılsa bile susan, geçmişindeki ve ‘an’ındaki travmalarla mücadele eden bir kadınım.. 

Çocukluk travmalarım, aldatılmışlıklarım, bir diş hekimi olduğumu değil kadın olduğumu gören hastalarım ve çalışma arkadaşlarım oldu… Hepimiz gibi yani.. 

Oğlumun özel gereksinimleri olan bir çocuk olması oldukça sarsıcı oldu . Yalpaladım , tükendim dedim ama ayağa kalktım.. İşte bu benim kendimle en çok gurur duyduğum yanım.. Bu güç hepimizde var.. Yıkıldım dediğimiz yerde tekrar ayağa kalkabiliriz.. 

Orta karar bir evlat, idare eder bir eş çok iyi bir diş hekimi ama olabileceğimin en iyisi olmaya çalışan bir anneyim.. Hala hepsinde gelişmeye çalışıyorum.. Bence önemli olan da bu.. Hayat devam ettikçe biz de gelişmeye devam etmeliyiz…

Olanla ölene çare yok.. Bizim yapabileceğimiz - yapacağımız şey kendi tepkilerimizi seçmek.. Kendimize yapacağımız en büyük iyilik, kendimizi olduğumuz gibi kabul etmek. Hayatta değiştiremeyeceğimiz şeyler de olduğunu kabul etmek.. Ama değiştirebileceğimiz şeyler için de adım atabilmek..

İstersek yaparız.. Olmadı mı.. En azından karınca misali.. Yolumuz belli olur..Denedik deriz..Düşeriz kalkarız..Yine devam ederiz…

Sevgili Sertap’ın da dediği gibi..Bir minicik kız çocuğu bak duruyor orada hala… 

Tut elinden, öp yanağını..Birlikte yürüyün…

Sevgiyle…

Gökten üç elma düşmüş..Birisi kadınların eline..Birisi kadına saygı duyan, mal olarak değil insan olarak hayat arkadaşı olarak gören erkeklerin eline..Birisi de sana güzel okuyucu.. Dilerim hepimizin masalı güzel bitsin..

2 Eylül 2020 Çarşamba

Kadına şiddetle mücadele

 Kadına yönelik şiddette sınır tanımaz hale geldi dünya.. Sadece Türkiye değil bütün dünya yoldan çıkmış durumda olsa da sıralamada oldukça yüksek bir yerdeyiz..

Sosyal medya üzerinden tepkiler veriliyor. #kadınaşiddetehayır paylaşımları yapmayan kimse kalmıyor yeni bir olay gündeme gelince..ve tabi bir iki gün sonra hayat herkes için normale dönüyor..

Bu döngüyü kırmak için bir adım atıyoruz şimdi..  

10 Haziran 2019 Pazartesi

Cbd oil- tedavide kenevir



Kenevir bizde uyuşturucu türü olarak biliniyor. Ama aslında neredeyse mucize denilebilecek bir ilaç olarak kullanımı var.

Aslında biraz haşhaş geliyor aklıma. Afyon kısmı uyuşturucu, ama haşhaş olarak hamur işlerinin lezzet katanı..

Kenevir üretimi ve kenevir içeren ürünlerin ticareti pek çok ülkede yasak. Özellikle de bağımlılık yapan kısım Thc varsa içerikte, tedarik oldukça zor . İçerikteki cbd ve cbg serbest çoğunlukla.. Ama tedavi edici özellikler için bir miktar Thc de gerekli malesef..
Cbd oil (cannaboid oil-kenevir yağı) üreticileri, anne sütünde bile bir miktar Thc var, tedavi edici özellik için kullanilaniktarlar serbest olmalı savaşında..

12 Mayıs 2019 Pazar

Anneler günün kutlu olsun canım annem



Her anne özeldir elbet.. her çocuk annesi için nasıl özel ise, muhakkak her anne de çocuğu için özeldir..

Ama benim bir başka diyeceğim ve siz de inanın buna..


7 Mayıs 2019 Salı

Deep tone 'un doğum günü



Sevgili Deeptone..
Sade ve derin bloğunun sahibi...
İyi ki doğdun arkadaşım..

Deeptone ben sapsikanne.blogspot ta yazmaya ilk başladığım gunlerde bana destek olan isimlerden..

Yeri ayrıdır bende..

Mutlu ol guzel insan...

11 Nisan 2019 Perşembe

Can oğul...



Ve beş yaşa bir ay kala anneyi bastı yine hafakanlar..

Bu sosyal medya dedikleri teknoloji hem çok iyi bir icat; hem korkunç azizim..

İnsanın ruh halini bir anda zirveye de çıkarabiliyor, yerlere de indirebiliyor.

Bağımlılık bir taraftan. Diğer yandan apayrı bir can sıkıntısı...

Elinde imkanı olan pek çok anne bir şekilde bir paylaşım yapıyor. Ama iyi ama kötü...Ama sevindirici ama üzücü..

Sizden binlerce kilometre uzaktaki bir annenin hayatına dokunabiliyorsunuz sosyal medya ile..

4 Nisan 2019 Perşembe

Blogger giriş problemi


2 Nisan 2019 itibariyle Google plus kapatıldı.
Sonrasında bazı blog yazarları misal ben blog hesabına giriş yapamadı..

Bu sorunu yaşayan başka arkadaşlar da varsa, Google yardım forumunda çözümü buldum.

Linke tıklayın, isminizin yorum yaptığınızda nasıl gözükmesini istediğinizi yazın ve onaylayın.. Hepsi bu..

Sonra hesabınız tekrar sizde...


https://www.blogger.com/switch-profile.g

Sevgiyle..