23 Aralık 2015 Çarşamba

Neşeli böcekler

Fisher price neşeli böcekler i ilk defa bir arkadaşımda gördüm. Misafirliğe gittiğimizde oğlum ilgilendi oynadı biraz. Ee kaçar mı,aldık biz de hemen :)

İtiraf etmeliyim beklediğimden pahalı. Gerçi fisher price zaten hep pahalı..

Neşeli böcekler,üzerine çeşitli resimler çizilmiş silindirlere vurunca içeri giren,çıkarmak için ince motor aktivitesi gerektiren bir oyuncak.

Birisi ileri geri çekilen bir kol,birisi çevriliyor,sağa sola çekilen bir kol ve üstüne basılan düğmecik.

Her hareket farklı ses çıkarıyor. Müzik beklemeyin,zil sesi gibi ya da basınca öten ayakkabıların sesi gibi..

Eğlenceli bir oyuncak. Bebis kişisi bir taraftan eğleniyor diğer taraftan kendisi farkında olmadan ince ve kaba motor çalışıyor..

Ne zamana kadar kullanır bilmiyorum ama bazen ben de oynuyorum :) kolay sıkılmaz sanırım...

Düşünebilirsiniz: )


22 Aralık 2015 Salı

Kıskancım evet var mı itirazınız





İnsan oğlunu annesinden kıskanır mı? Kıskanır..

Canım annem.. Ne çok severim annemi.. Elbette her çocuk annesini çok sever ama benimki bana bir başka gelir hep.. Canımdır nefesimdir annem.. Allah sağlıklı uzun ömür versin inşallah..

Ama söz konusu oğlum olduğu zaman gözüm annemi bile görmüyor :D

Annem oğlumu çok seviyor,oğlum da annemi.. Evet bu çok harika bir durum biliyorum.. İyi anlaşıyr olmaları kesinlikle çok iyi..Kabul ediyorum.. Ama bu kıskanıyor olduğum gerçeğini değiştirmiyor :)

Oğlum kapıda annemi görür görmez "ihhii" diye bir gülüyor.. Allahım ne güzel bir gülüş maşallah sana kuzum.. Hemen açıyor kolları doğruuu kartanasının kollarına ...

Buraya kadar sıkıntı yok; e çocuk özlüyor akşamdan sabaha kadar.. Ya da haftasonu görmeyince.. Ben bile özlüyorum :P

Ama bir oyun sırasında ya da öyle  o duruken oğğlum hadi gel dediğim zaman benim yerime anneme yönelince , atıyor benim tepem !!! :P  Oğlum senin annen benim.. Bunu bir anla bakiim ... :)

İkisi de birbirine aşık... Allah nazarlardan saklasın ne diyim :) Ama kıskanıyorum napiim.. Hem annemi kıskanıyorum, ben vardım daha önce ,o yoktuu aloooo ... Hem de oğlumu kıskanıyorum.. sen benim oğlumsun çocuk,annen benim... :)

Kabul ediyorum psikopatlık var biraz :P


Kırk yıllık bahçıvan olmuş slopet




Çocuk giyim dükkanlarını dolaşırken özellikle internet alışverişinde çok sık görür oldum bu tabiri..

"slopet" "salopet" "solopet"... Neymiş ki diye bakınca,bildiğimiz anam babam bakçıvan pantolon işte..

Nedir bu yabancı kelime kullanım merakımız bilmiyorum ki.. Ne olduğunu daha rahat anlatan bir tabir değil mi hem bahçıvan pantolon..

Bahçıvan pantolon olur,bahçevan pantolon olur... Ne oluyor adına slopet diyince daha bir havalı oluyor.. Belki biraz daha pahalı mı oluyor..Bilemedim..

Bu arada bu örümcek adamlı bahçıvan pantolon nam-ı diğer slopet, Tuğra bebe'den.. Kartal uğur mumcu da yerleri.. Çok şirin ,küçük ama ferah bir dükkan.. 0-12 yaş bebek ve çocuk giyiminde gayet kaliteli ürünleri uygun fiyattan bulabilirsiniz. N11 satışları ,instagramları ve kendi siteleri de var; ilgilere duyurulur :)

https://www.instagram.com/tugra_bebe/
http://www.tugrabebe.com/ (henüz yapım aşaması devam ediyor sanırım)
http://www.n11.com/magaza/tugrabebe

21 Aralık 2015 Pazartesi

Kahve dünyası nescafeleri

Galiba bu nescafe bağımlılık yapıyor: )

Hiç bir zaman bir bardak kahveyi bitirdiği görülmeyen ben,bugün 4 bardak kahve dünyası nescafe si içtim: )

Damla sakızı aromalı olan kahve fındıklı kahveden daha güzel bilginize :)


19 Aralık 2015 Cumartesi

Ataşehir Babysensory




Ertuğulumun babaysensory deki son günüydü bugün.. 

Duygu ablasını pek seviyordu kuzucuk nasıl sarılıp seviyor baksanıza şuna :)

Artık bir süre özleyecek.. Artık büyüdü,büyüklerin sınıflarının açılması gerekli..

Babysensory ataşehir'de çok şirin bir yer. Anne bebek aktivitesi arayanlar için harika bir ortam.
Her hafta yeni bir tema yeni hareketler.

Bir kere Duygu hanımın sevecenliği enerjisi yeter zaten.. Her bebiş ile ilgileniyor gelişimlerini takip ediyor hatırlıyor..

10 haftalık bir programları var. Haftada 1 gün 1 saat..Güle oynaya şarkılar eşliğinde harika vakit geçiriyorsunuz. 

Sadece anneler değil anneanneler babalar vs gidebiliyor. 1 seansta  4 etkinlik oluyor. 4 kişi gidin herkese 1 etkinlik düşsün :D ama bence anne baba gidin,bebeğinizle kaliteli vaktiniz geçmiş olsun..

Baby sensory ingiltere tabanlı bir progmanın buradaki franchise sistemi. Yapılan araştırmalar ışığında hazırlanan anne bebek erken eğitim programı alsında.. 
Eğitmen duygu hanım,Bebek gelişimi üzerine uzmanlaşmış bir pedogog,hatta şu anda maltepe üniversitesinde doktora yapıyor. 

Uzman ellerde yapılacak eğitici öğretici ama eğlenceli aktiviteler.. Bir düşünün derim..

18 Aralık 2015 Cuma

Nescafe

Ben hayatta bir fincan nescafe yi bitirebilmiş değildim bu kahveyi tanıyıncaya kadar...
Şimdi her gün en az bir fincan içiyorum hatta bazen 2~3 bardak nescafe içtiğim oluyor..
İşin sırrı aroması sanırım..

"Kahve dünyası "nın damla sakızı aromalı tek içimlik nescafeleri...

Harika bir tat..

Şiddetle tavsiye olunur..

17 Aralık 2015 Perşembe

Uykuuuuuuuuuu





Ah benim canım oğlum.. Nazarlara geldi oğlum..
Caanım gece uykuları yok oldu gitti kuzumun..

Gece 7-8 saat deliksi zuyuyan çocuk gün içinde toplam o kadar uyumuyor artık :/

Ne yapacağım,uykusunu yeniden nasıl düzene sokacağım hiç bir fikrim yok..

Bebişleri uyumayan arkadaşlarım nolur affedin....

Canım oğlum..Lütfen uyu...


16 Aralık 2015 Çarşamba

Zill.li lezzetler tadı damakta adı akılda...

Bugün misafirlerim için kendim birşeyler hazırlama fırsatım olmayacaktı. Hoş zaten elim o kadar lezzetli sayılmaz.
Sevgili Hatice hanım,benim için bu sorunu çözdü: )
Zill.li mutfağından harika lezzetler yolladı ve günü alnının akıyla atlatan bir hatun oldum: )

Neler mi vardı! ? Ohooo :)

Mutluluğun anlamı çikolata: ) hele belçika çikolatası ile hazırlanan minik toplar.. Üzeri bir kısmı hindistan cevizi süslemeli,bir kısmı kavrulmuş susam ve ceviz.. Tadına doyulmayacak bir lezzet...

Çavdar unu ile özenle hazırlanmış enfes bir peynirli poğaça.. Ağızda dağılıyor,harika..

Karnı yarık böreği.. Patlıcan değil börek: ) patatesli.. Önceden yediğiniz bütün börekleri unutun.. Bu yepyeni unutulmaz bir lezzet..

Zeytinyağlı yaprak sarma.. Incecik ama yaprak değil sarma yiyor insan..

Havuçlu tarçınlı cevizli üzümlü kek.. Ortaya karışık ama doyumsuz bir tat..

Kahke.. Gaziantep ten bir lezzet..

Ve.tabii ki Profiterol..

Bu tatlar anlatılmaz yaşanır.. Mutlaka deneyin...

Peki nerede bulacaksınız?
İşte burada:
zill-li.com

Deneyin..Dinleyin beni..


Canım sıkıldı

Bugün nuhun gemisinde seansimiz var,oradayız.
Bu 2 hafta oğlum sünnet sonrası sıkıntılardan gece uyumuyor. E bendeki de bünye,3~4 gece uyumayinca pazartesi erken uyanip seansa gelemedim.
Benden kaynaklı diye telafi yapmıyorlar :(


8 Aralık 2015 Salı

Oğlumun sünneti



Korkuyorum... Evet itiraf ediyorum korkuyorum..

Şimdi girdi oğlum ameliyathaneye..Sakinleştirici verdiler pelte gibi girdi..
Sağ salim çıkar inşallah.

Ama hastane bi uyuz,morg ameliyathane ile karşılıklı olur muymuş.. Ameliyatta hastası olanların stresi az olur çoğaltmak lazım diyorlar sanki..
Ben oğlumun sunnetten çıkmasını beklerken birileri cenazesini alıyor.. Allah rahmet eylesin elbet ölüm hak ama gereksiz bir duygu karmaşası.. Burası pendik yüzyıl hastanesi..

7 Aralık 2015 Pazartesi

Oğlum büyüyor mu ne :)

Normalde anne babalar için muhtemelen her hangi bir olaydır park yatakta ilk katın kaldırılıp ikinci kata geçiş. Ertuğrulum artık yatak kenarlarına tutunup kalmaya başladı ve biz yihhuu dedik,park yatak artık ikinci kata geçiyor :) Yatağı alırken alt kata geçirdiğim zaman bu kadar sevineceğimi hiç düşünmemiştim :)


Gribe çorba savaşııı






Kış geldi çattı artık. Yılbaşı hazırlıkları başladı her yerde..
Eee soğuklar da geldi tabi..Durur mu :)
 Kış demek soğuk demek -ki hiiç sevmem,ben yaz insanıyım-..Soğuk demek hastalık demek..
O zaman ne yapalım.. Kendimizi hastalıklardan koruyalım..
Peki nasıl..
Şöyle ki,öncelikle güzel beslenerek başlayabiliriz. Mevsim meyveleri,sebzeleri..vıdı vıdı...

Tamam sustum biliyorsunuz zaten..

Buyurun hemen tarife geçeyim;

İşte size grip savar çorba :)

Önce malzemeler.

*havuç- mümkünse yarım kilo kadar
*soğan - büyükçe olursa daha iyi, malum soğan antibiotik derler
*pırasa- 1 dal yeterli..tabi marketten sadece 1 dal alamayacağınıza göre çorbanın yanındaki yemek de hazır işte :P hımm bol limonlu :)
*sarımsak-ben bol severim sen az seversin,gönünden ne koparsa ama 1-2 baş iyidir..
*toz zencefil- iykk hiç de sevmem ama sağlık bu napalım :( 1 tatlı kaşığı kadar iyidir.yemek kaşığı daha iyi tabi de..

*zeytinyağı-lezzetini seviyorsan başka da olur tabi de,böylesi daha sağlıklı :)

*zerdeçal- tatlı kaşığı yeterli,abartmayalım yenilmeyecek bir şey çıkacak yoksa ortaya :P
*limon kabuğu rendesi - 1 limon yeter..içini de hem çorbaya hem yanında pişirdiğimiz pırasaya sıkarız işte :)

*yeşil soğan maydanoz- soğan 1-2 dal yeterli ama artabilir azalabilir zevk meselesi

*tuz,karabiber,kırmızıbiber,nane vs..baharatlar yani..

Nasıl yapıyoruz? siz anladınız gerçi ama ben yazayım yine de kırmayın hevesimi :)

Yağda soğan havuç biraz ölsün.Sonra sarımsak ve zencefili ekleyip biraz karıştırıyoruuzz pırasayı suyu ekleyip başını kapatıyoruz. 1 litre su az gelebilir,istenen kıvama göre takılın kafanıza göre işte.. Havuçlar yumuşasın. Ben havucu iyice yumuşasın diye 2 saat pişirdiğimi bilirim o yüzden süre veremeyeceğim arada kontrol edin ama enazından bi 20-25 dakika bekleyin..

Bütün sebzeler pişince çorbayı blenderdan geçirin ki karışsın hepsi birbirine. Sonra incecik doğranmış yeşil soğan maydanoz zerdeçal ve baharatları ekleyip karıştırdık mı çorbamız servise hazır..

Afiyet olsun :)


5 Aralık 2015 Cumartesi

Lohusalık mı kabus!!



Lohusalık.. Keşke sadece cicili bicili lohusa tacı,lohusa şerbeti kutlaması vs olsa..ama lohusalık, evet kesinlikle kabus..

Benim hamileliğim çok rahat geçti. Eşim de hep söyler hiç naz yapmadın bana der. Ama Lohusalık,bambaşka bir dünya.. Kelimenin tam anlamı ile başka bir boyuta geçiyor insan;geri dönemiyor da kolay kolay :P

Daha doğumdan çıkar çıkmaz başlıyor olması da işin diğer ilginç kısmı. Üstelik sezeryan doğum olmasına rağmen ...

Uyandığım gibi yanımda eşimi ve annemi aradım. Neyse ki oradalardı :) Ve oğlum.. hani dedim,oğlum nerde..Kendisinden önce fotoğrafını gördüm. Ve hemen şarteller attı "nerede benim oğlummmm doğumdan hemen sonra emmesi lazım onun.Zaten sezeryan oldu vakit kaybettik bir de hemşire mi bekliyorum. Getirin uleeennn" :) Neyseki ben bu bağırtıları dışarı vurmadan oğlum geldi koynuma.. Ne muhteşem bir duygu.. Allahım isteyen herkese nasip etsin inşallah..
Önce bi nasıl yani dedim iyice ayılınca.. Hangi ara ya.. Bir dakika neler oluyor.. Bu ufaklık benim mi şimdi.. Hamile iken oğlumu elbette çok sevdim,konuştuk,iletişim kurduk. ama doğması..Gerçekle "yüzleşmek"..bambaşka.. Garip,ürkütücü,güzel,muhteşem..Dünyaya yeniden gelmek gibi..

Doğumdan önce nasıl anne olacağım diye çok korkuyordum. Benim kardeşim yok,yakından gördüğüm büyümesine tanık olduğum bir yeğen-kuzen de yok..Bebek nasıl tutulur,altı nasıl değiştirilir,nasıl yıkanır..Bebek bağı var bunun..Canı hemen acır mı..Ya sütüm gelmezse.. Nasıl emzirilir..Doğru tutamazsam..

Ama o güzelliği kucağıma aldığım zaman kendimi Zeyna gibi hissettim. Ben her şeyi yapabilirim. Daha doğum yaptığım sabah bebeğimin bezini kendim değiştirdim :P
Sonra uykular iyice açıldıkça,bebek fikri kabullenilince ve ağrı sızı geçmeye başlayınca.. Eee bu çocuk çıktı ama bu göbek hala duruyor,eskisinden daha mı büyük? Elim yüzüm hala şiş mi sanki,burnum hala hamile burnu.. eee ne zaman geçecek bu hamilelik izleri,kilolar..hani doğumda 10 kilo gidiyordu.kim niye kandırdı beni!!??

Hele bir de Ertuğrul efendi emmeyince...Resmen lohusalık geldi üstüme oturdu. Hatta oturmadı villa dikti.. Ben nasıl anneyim,daha bebeğimi besleyemiyorum,neden emmiyor,yoksa beni istemiyor mu,sevmiyor bu çocuk beni,onu sevdiğimi hissetmiyor mu,yoksa yeterince sevmiyor muyum oğlumu o yüzden sütüm yok süt yok diye emmiyor mu,sütümün tadı mı kötü... Bütün bu duygular bende aylarca geçmedi (hal ada bunun ezikliğini yaşıyorum ne yalan söyleyim),çünkü oğlum beni hep reddetti,emmedi. :'( Ne zaman emme vakti gelse kasıldı,ağladı morardı..o ufacık tefecik şey öyle bir kuvvetle itti ki kendisini inanamazsınız.. Kendi doğum yaptığım hastanenin bebek hemşiresi,aynı katta yattığım başka bir annenin yakınları,annem,görümcem,eşim,el birliği denedik.. yok almadı ağzına..E bu sefer sarılık çanları çalmaya başladı..Önce uyanmadı..Topuğunu sıkıyoruz yok,burnunu sıkıyoruz yok..Topuktan kal aldılar gıkı çıkmadı yavrumun meğer sarılık yüzündenmiş..
Eee lohusalık,ne oldu korku sardı..İnanmam aslında ama sarı mı sarsak üstüne.. İyi de bu yavru aç,emmiyor. Eyvahlar olsun mama alacak..yazık bana..yazık yavruma..hani ben mükemmel anne olacaktım oğlum sadece anne sütü alacaktı.. şu an yazarken bile tekrar yaşıyorum bu duyguyu..bazen düşününce,hata mıydı,mama vermesem en azından biberonla vermesem acaba memeyi alır mıydı diyorum,ama sanırım yine olsa yine sarılık korkusu aynısını yaptırır...
İlk hafta bittiğinde artık sütümü sağarak veriyordum. Sütüm çok şükür vardı,elektrikli pompa aldık,medela nın tek göğüs için olan pompası. Her 2 saatte önce memeye,bağrış çığrış sonra biberon..Bebeği doyur,uyut,biberonu yıka,sütünü sağ,ee yine uyandı..hadi baştan..emzirmeyi dene olmadı,ver biberonu...doydu gazı çıksın,ağlar ağlar..uyusun..ee göğüsler doldu yeniden sağma vakti sağmazsam süt biter.. ama ben ne zaman uyuyacağım :((( Bu yüzden ağladım ben ben ne zaman uyuyacağım uyumadan da süt olmaz ki diye.. Ama çok yoruluyordum.. Ki ben 24 saat uyusa 25.saate hayır demeyecek birisiyim..Bu tempo bana çok ağır geldi..Tabi kii lohusalık yüzünden.. Git gel yaşıyordum içimde..Kızım haline şükret sütün var. emmiyor eminceye kadar sağmak zorundasın oğlun anne sütü alsın istiyor musun evet o zaman ha gayret.. ama çok yorulduumm bir gıdım uyku nooluurr :((
Böyle böyle geçti günler ve doğum sonrası ilk kontrol için doktoruma gittik. Çalıştığı hastane değişmişti yeni hastanesine gittik. Orada da dert yandım ve imdat diledim. Bu hastanenin emzirme hemşireleri ile dene bir de dedi.Gittik yanlarına..Zaten emme vakti gelmişti.. Ama yok..onlar da yapamadı..Doğru tutuyorum değil mi bu açıda olacak,yaklaşık 45 derece,bir elim onun altında,başı dirseğimde,diğer elimle memeyi ona veriyorum.makas yapmıyorum 4 parmak memenin altında..Evet her şey doğru ama ertuğrul beyin keyfi yok..napalım bu da böyle olmayınca olmuyor sağarak devam dedi hemşire bile artık..
Oturdum ağladım..Evet ağladım.. Her beslenme saati ağlar mı insan..Ben ağladım..Oğlum beni sevmiyor istemiyor,bebel annesini hissetmek ister ama bu beni istemiyor..Eşim saçmalama diyor. Çocuk sadece senin omzunda sakinleşiyor seninle uyuyabiliyor,seni sevmese böyle olur mu..Yok..ben iyi anne değilim,oğluma layık değilim..süt anne mi bulsak..Erken mi davrandık acaba anneliğe hazır değil miydim ki..(30 yaşında doğum yaptım bu arada ve evliliğin 3.yılı..hiç de erken değil düşününce)

Çok mu uzun oldu bu yazı ne.. Neyse işte..Sonradan anlatıyor annem ve eşim,bana duyurmadan konuşuyorlarmış,aman sus sus kızacak şimdi,aman dur ağlamasın.ve benim lohusalığım 3 4 ay sürdü galiba.. 18 ay bitti,hala tam bitti diyemem o da bir gerçek :) hala Ertuğrul ile ilgili bir sıkıntıda yelkenerim suya iniyor..

Allah lohuslarında onların yanında olmak durumunda kalanların da yardımcısı olsun. Ama buradan özellikle eşlere annelere ve kayınvadilere sesleniyorum,o yeni anne varya,hani lohusa şimdi,o sizin bildiğiniz sevdiğiniz kız değil..yeni biri..az sabredin,huyuna suyuna gidin..geçecek.. :)
Sevgiler..


4 Aralık 2015 Cuma

Sebzeler sebzeler..



Katı gıdaya geçiş bizim için tam bir işkence..
18 ay bitti hala çiğnemeyi bilmiyoruz. Bilmiyoruz diyorum çünkü ben de nasıl öğreteceğimi bilmiyorum demek ki bu çocuk hala pürede bile kusma çabasında..

1 tane orta boy kabak,1 küçük patlıcan,1 küçük havuç,1 ufak patates 1-2 kaşık irmik.. 1-2 saat falan pişti sanırım :P sonra da püre yapıcı ezici ile ezdim.650 gramlık bir sultan bezelye kavanozunu doldurdu.
Bütün gün gıkı çıkmadan yedi Ertuğrul,ama akşam kustu :( Bir de baktım ki hiç çiğnemeden cumburlop yollamış meğer mideye.. İç ses : Sabah da mı öyle mi yaptı ki.. Hep öyle mi yapıyordu ki.. bu çocuk çiğnemeye nasıl aşılacak.. Pöfff...

Aslında sıkıntılar daha ilk baştan başladı.. Reflüsü olan bir bebek Ertuğrul. Canım ne var şimdi her bebekte fizyolojik reflü var demeyin,bizdeki biraz fizyolojik olayını aşıp patolojik olmuştu. Ses kısıklığı,öksürük,ve mamayı yutamama belirtileri vardı. Çok şükür ciğerleri hiç hastalanmadı kuzumun bu zaman kadar reflü sebepli..

Önce gastrotuss baby başladık sonra zantac ve gaviscon infant a döndü. Şimdi biraz daha iyi. Ses kısıklığı ve mide yanması baya azaldı. Ama yeme sıkıntıları devam ediyor.
E çocuk da haklı, kusuyor yiyemiyor canı acıyor diye hep hero baby 8 tahıllı,aptamil bisküvili,bebelac yulaflu buğdaylı vs kaşık mamalarla beslenmeye alıştı,sebze ya hiç vermedim ya da blender kullandım.. Şimdi o da kolayı seçiyor..
Ama pofff diyorum artık bazen ve korkuyorum ne kadar böyle devam edecek diye.. Umarım bu süreci de çabuk atlatabilir kuzum..


Zilli lezzetler: )



Bu yazı muhteşem lezzetler ile ilgili.
Ertuğrul u yüzme kursuna götürdüğüm bir pazar günü tanıştık Hatice hanımla. Kursun karşısında bir pazar yeri vardı,hadi oğlum gezelim biraz dedik daldık. Karnım da nasıl zil çalıyor. Pazarın girişinde gözlemeciden bir gözleme aldım ama hem doymadım hem ağzımın tadı bozuldu. Tam bu anda bir tezgah,aman allahım çölde su buldum sandım 😃 Isla kek,profiterol,poğaça.. Önce bi poğaça alıp denedim,oyy nasıl bir lezzet. Dedim tamam,buradan karnım doyar 😄😄 Bir kaç tane poğaça kek ve profiterol alıp yoluma devam ettim.
Pazar gezmesi biterken dedim ki bu lezzetleri eşim de tatmalı bir daha uğradım tezgaha.. Kek ve profiterol aldım. Bir tane poğaça müessesenin ikramı oldu: )))))
Hatice hanım çok sıcak kanlı,yanına geldiğiniz zaman içiniz onun enerjisi ie doluyor. E posta ile konusuyoruz bu ara yeni siparişler için,sanal ortamda bile yüzümü güldürüyor 😊
Kullandığı çikolata özel bir çikolata,lezzetin ondan kaynaklı olduğunu söylüyor ama değil,her yaptığı çikolatalı değil ki,onun yaptıklarının lezzeti elinde kalbinde saklı.. Hep yediğimiz şeyler yoksa nasıl bu kadar muhteşem olsun ki 😉
Gıda mühendisi bir bayan,sevgi dolu da olunca gurme lezzetler ortaya çıkıyor. Şimdilik sadece online sipariş,ama çok yakında mağazası da olacak,bir taraftan siparişi verirken diğer taraftan takipte kalın bence 😉
İşte bu da ona ulaşabileceğiniz yerler :

http://www.zill-li.com
https://i.instagram.com/zill.li/


2 Aralık 2015 Çarşamba

Nuhun Gemisi

                                                 
Nuhun gemisi, çocuk terapi ve aile danışma merkezi benim hayatımın dönüm noktalarından diyebilirim.
Benim Ertuğrulum gelişim geriliği olan bir çocuk. Sebebi çözülemedi ama biraz yavaş geliyor akranlarına göre.
Bu gemi,bizi aldı ilerilere taşıdı. Resmen kulaç atarak ilerlemeye çalışırken gemiyle miller aştık diyebilirim :) Garip bir tabir oldu ama anladınız siz :)

Gelelim bu Nuhun gemisi nasıl bir yer onu anlatmaya..
Kalamışta, Fenerbahçede. Bir ilkokulun hemen yanında, Kalamış Şehit murat özyalçın ilkokulu. Bu okul da güzel bir okul galiba,yurt dışı destekli bir proje kapsamında hareket edeiyorlar,afişini gördüm :) Nuhun gemisi terapi merkezinin olduğu binanın giriş katında da garanti bankasının bir şubesi var.

Nuhun gemisi 1. katta, Aslında bir ev ama kendilerine göre düzenlemişler. 3 tane oyun odaları var. 1 büyük oda,fizik tedavi ve duyu bütünleme merkezi odası, bilişsel gelişim ve oyun odası,konuşma terapisi,genel gelişim her şey için bir materyalleri ve uzmanları var. Özel çocuklara gerekecek her şey bir arada bu merkezde.

Nuhun gemisi çocuk terapi ve aile danışmanlık merkezinin sahibi Mine hanım;çok güçlü ve yüreği de kendisi de çok güzel bir insan. Şu an 9 yaşında olan otizm tanısı koyulmuş bir oğlu var,Nuh.. Merkez adını O'ndan alıyor zaten. Kendi yaşadığı maddi manevi sıkıntılardan sonra, aileler için hayat bu kadar zor olmamalı demiş ve bu merkezi açmış. Hedefi otistik veya ileri zekalı her türlü farklı çocuk için özel bir okul açabilmek.

Uzmanların ve çalışanların hepsi güler yüzlü insan ve özellikle çocuk seven yapıdalar. Kendinizi evinizde ya da çok yakın bir dostunuzun yanında hissediyorsunuz.

Çocuklar,hele de özel çocuklar çok duygusal oluyor,sevgiyi daha çok hissediyor ve sunuyorlar. Her çocuk sevildiğini hisseder zaten. Ve sevilen sevildiğini bilen hisseden bir çocuk mutlu çocuktur. Mutlu çocuk daha kolay ve hızlı gelişecektir.

Nuhun gemisi çocuk terapi ve aile danışmanlığı merkezinde,çocuğunuzun sevildiğini siz de hissediyorsunuz,çocuğunuz da. En azından benim için öyle :) Ki gelen diğer anneler ile konuştuğum zaman onlar da aynısını söylüyor. Herkes sevgi dolu burada..

Buraya gelmek için özel bir çocuğa sahip olmaya gerek bu arada; 9 aydan 12 yaşa kadar bütün çocuklara gelişim tarama testleri yapıyorlar,özel veya normal her çocuk için gelişim destekleyici programlar hazırlıyorlar-hepsi çocuğa özel programlar. Her çocuk farklı,ihtiyaçları da farklı :)

Nuhun gemisi çocuk terapi ve aile danışmanlığı merkezinde,otizm,dikkat eksikliği,hiperaktivite,gelişim geriliği gibi durumların yanı sıra dahi ileri zekalı çocuk eğitim destekleri de var.

Benden söylemesi..

Sevgiyle kalın..

29 Kasım 2015 Pazar

Devam sütleri

Ertuğrul anne sütü sevmeyen bebeklerden. Hiç emmek istemedi,hep biberon hep biberon..
Kolik bir bebek olunca,önce ona göre bir devam sütü alalım dedik humana antikolik aldık. Gayet de memnun kaldık. Evet gaz sancıları vardı hatta yaşına geldiği zaman bile devam ediyordu ama şükür hiç kriz şeklinde kolik saatlerimiz olmadığı humana antikolik mamadan sonra.
6ayı geçtikten sonra hero baby aptamil ve similac kullandık.
Similac güzel bir devam sütü,kokusu ve tadı hoş sayılır( evet hepsinin tadına baktım evet psikopatim :) )
Ama Ertuğrul bebelac içmeyi tercih etti.
9 aylık olduğu zaman bebelac da istemedi: (
Sonra tahilli kaşık mamalari ile devam...

Bebekte öksürük ve buhar

Oğluş 6 gündür hasta zaten. Ama son 2-3 gündür öksürüğü artık onu çok zorlamaya başlamıştı.Bu sabah artık yavrum öksürerek uyandı ve öksürüken mide özsuyu geldi. Kaldırdım babasını dedim Ertuğrul fena,bul bize bir doktor.
Pazar pazar çocuk doktoru nerede olur..Kartal da bir çocuk hastanesi varmış.Yakacık Doğum ve Çocuk hastanesi.Aklınızda bulunsun,Pazar günü çocuk doktoru lazım olursa gidersiniz.
Gittik yeri kolay,kartal köprüsünün üstünden ilk sağ il sol sonra tabelalar gösteriyor zaten.Köprüden sonra 5 dakika bil etutmadı sanırım yol.
Biz gittiğimide çok yoğun değildi hemen girdik doktorun yanına. sırtını göğsünü dinledi,boğazına baktı;buhara alacak ama ayrıca şurup mu istersin iğne mi dedi :/ 6 gündür zaten şurup içiyor diyince iğneye geçiyoruz o zaman artık dedi. Kuzum benim 18. ayında iğne ile de tanıştı :(
Eşim nöbetçi eczane bulmaya gitti biz de buhar almaya..Masaj koltuğu gibi kocaman ve rahat koltuklar koymuşlar nebülizatörlerin yanına.Her çocuk için ayrı steril tek kullanımluk bir maske veriyorlar. maskeye ventolin koyup size veriyorlar. Nebulizatör denilen makinalarda su var,buhar ile ventolinin solunmasını sağlıyor. ilacın bitmei 5 dakika falan sürüyor. Bize 3 sefer uygulama verdiler. buhar ilaç bitinceye kadar yaklaşık 5 -10 dakika sonra 20 dakika mola tekrar buhar..3. buhardan sonra iğnesini de yaptırdık ve çıktık..ama nasıl üşüttüm ben bu çocuğu bu kadar diye canım yanmadı desem yalan olur :(
Buhar almakta da çok zorlandı Ertuğrul,ventolin biraz kötü kokıyor. ebir de kocaman buhar maskesi.. tutmak istemedi yüzünde. Çocuk şarkıları söyleyerek sakinleştirmeye çalıştım.Kırmızı balık gölde kıvrıla kıvrıla yüzüyor,bir küçük iki küçük üç küçük aslancık..İnşallah bir daha gerek kalmaz.. ama sanırım artık hastalık ve ilaç sezonunu açtık malesef..


Bebek Bezi Seçimi



Bebis dünyaya daha gelmeden başlayan telaşlar var ya hani,birisi de bu işte.. Hangi marka bebek bezini alsam,prima iyi diyorlar,molfix olmaz mı,bir de huggies var hem kız erkek ayrı daha mı iyi ki.. Ohooo..
İlk önce şu bir gerçek,en çok para beze gidecek kaçış yok :) kampanya paketi almak daha ekonomik oluyor. Paket fiyatına değil tane fiyatına bakmak lazim. Bir paket su kadar tl,içinde 28 30 bez var,bi tanesi kac tl..
Benim oglusum için ilk aldığımız "en iyisi olsun pasaya :) " şeklinde prima premium care serisi oldu. Bebegimin hassas tenine gerçekten iyi geldi. Hic pisik olmadı. Sonra hediye molfix geldi.. Şahsi görüşüm kesinlikle tam bir hayal kırıklığı :( kağıt gibi bir bez. Reklamlarda görüldüğü gibi degil malesef.. Büyük numaralar için ya da cildi hassas olmayan bebekler için belki olur ama benim oğlumun cildi tahriş olmasın diye 2 hatta nerede ise her saatte bir değiştirmek gerekiyordu. O dönem prima premium care kullanırken 3 saatte uyur uyanmazsa fırsat olmazsa vs 4 saatte değiştirdim bezini.
Huggies denedik biraz daha büyüdüğü zaman. Erkek için olanı değildi. Tarzı premium care gibiydi,emicilik de hemen hemen aynı ama dokusu farklı sanırım,yaramadı oglusa..
Yani yeni doğanın vazgeçilmezi en az 2 3 ay prima premium care.. En azından bence :)
Ama burada şunu belirtmek lazım,premim care 3 numaraya kadar kullanilacak bir bez. 3e çıkınca sızdırma başlıyor..
Biz 3 numaraya geçince prima aktif bebek kullanmaya başladık ve memnunuz..
Sanırım şimdilik bu kadar,gerekirse ekleim yine,,